15.04.2012

maun: sessizliğin hazinendir

Bunu bana kimse demedi. Aşramdaki ikinci haftamda kendi kendime söyledim, içimden: "Sessizliğin hazinendir. Sessizliğine sahip çık."

Maun. Düşün ki bir okyanussun. Yüzeyinde kıpır kıpır balıklar, martılar, irili ufaklı dalgalar. Dışarıda ne olursa olsun, ister güneş açsın ister fırtınayla dünya yıkılsın, sen dipte ve derindesin. Duygularının, düşüncelerinin, üzüntü ve neşenin geçişine bakıyorsun. Suyun derinliğini görüyor musun? İçerideki sessizliği duyuyor musun?

Maun. "Sessizlik". Önce dışarıda. Diyelim ki yemek yiyorsun, kaşığı daldırırken aklın, gözün, kulağın, tüm duyuların tabakta olsun. Yapabiliyor musun? Yoksa lokmam bir an önce bitsin, konuşayım mı diyorsun?

Evde "ses olsun" diye televizyon açılırdı. Sessiz oda ne tuhaf, ne dayanılmaz... Sıkıcıydı belli ki. "Böyle kös kös oturulur mu?" derdi insan, "Aç kızım televizyonu da bari haberlere bakalım." Sonra hep birlikte haberlere bakılırdı. Sabah kahvaltısı, çay-kahve faslı, akşam yemeği... Gün biterken televizyon da biterdi. O anlarda yaşanan tam olarak neydi sahi? Ne, neyle geçiştirilirdi?

"Ben," demiştim, "kahvaltımı bahçede yapıyorum. Tabağımı alıp her sabah, kuru otların üstüne çöküyorum. Yemek masası sohbetinden uzakta, doğayla baş başa... Köpekler de geliyor bazen."
"Peki, doğayla konuşuyor musun?" diye sormuştu.
Bilememiştim.

Maun. Sessizlik, içeride. Konuşmamaktan da zoru, zihni susturabilmek. Her gördüğünü ve yaşadığını ötekiyle karşılaştırmaya koşullanmış bir zihin, göklere çıkarıp yerlere vurmadan yalnızca "gören" olmayı öğrenebilir mi?

Maun. Kusursuz denge. Derinlerde saklı hazine. Bırak dışarıda dalgalansın sular. Seni en çok çiğnemeden yuttuğun o anlar yorar.
Fotoğraf: Suat Eman

1 yorum:

  1. geçmışı düşünmeden, bır saat sonrasını bıle planlamadan sadece an'da yaşayabılmek...çok ama çok seyrek yapabıldığımız bırşey ama bu bır yaşam tarzına dönüşmelı bence...

    YanıtlaSil