26.05.2012

araftan şarkılar ve bitmeyen örgü


Araf bitti. Roman boyunca not alayım da unutmayayım dediğim tek şey Ömer Özsipahioğlu'nun zaman-ölçer playlist'iydi, ne de olsa daha ikinci sayfada ilk şarkısıyla beni gafil avlamıştı. Küçük bir aramayla bir başka blog yazarının çıkardığı listeyi buldum. Üşenmedim boyadım.

nick cave-as i sat sadly by her side
roger mcguinn -it's alright ma i am only bleeding stone roses -made of stone barry adamson -save me from my hand pixies -where's my mind david bowie -i'm afraid of americans patti smith -paths that cross leftfield -open up cypress hill -hits from the bong the sopranos theme music casablanca theme music system of a down -chop suey barry adamson -the vibes ain't nothin but the vibes alabama 3 -mansion of the gods lawrence of arabia theme music queensryche -suite sister mary the clash - somebody got murdered lagwagon -coffee and cigarettes lou reed -stupid man sugarcult -stuck in america something corporate -i kissed a drunk girl david bowie -i'm deranged anita lane -like caesar needs a brutus banco de gaia -how much reality can you take cypress hill -i want to get high patti smith -citizenship massive attack -better things nico -these days primal scream -out of the void skunk anansie- it takes blood and guts to be this cool but i m still just a cliche primal scream -don't fight it feel it the ramones -somebody put something in my drink the smiths -what difference does it make portishead -only you chumbawamba -amnesia elvis costello -home is anywhere you hang your head don allison -you can be replaced dead kennedys -bleed for me midnight express theme music good riddance- overcoming learned behavior pj harvey & thom yorke- this mess we're in iggy pop and stooges -gimme danger

Şimdi fark ettim de playlist'i fotoğraftaki örgü battaniyeye benzetmişim. Annem kıştan artan yünlerle ördüğü küçük kareleri oturma odasına sermiş, renk uyumuna göre dizmeye çalışırken oradaydım. Dizlerimizin üstünde o oraya, bu buraya diye emeklemiştik bir süre. Sonra ben aniden içime gelen fenalıkla kalkmış, çekirdek kasesini kaptığım gibi koltuğun köşesine kıvrılıvermiştim. Hiç sistem etmemişti canım benim.

O örgü battaniye soğuk bir Mayıs günü, Paris rüzgarı tavandan yere kadar inen balkon camının eski çerçevelerinden eve dolup içimi titretirken yetişti, sarıp sarmaladı beni sıcacık. Başka günlerdeyse adı "çanak" olmuş bambu koltuğun örtüsü, kedinin en sevdiği yerin zemini oldu. Her uyku öncesi küçük pati darbeleriyle yeniden ve yeniden örülmekte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder